<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>Belirli Günler Ve Haftalar</title>
	<atom:link href="http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com</link>
	<description>Belirli Günler Ve Haftalar</description>
	<lastBuildDate>Fri, 07 Aug 2009 20:18:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='belirligunlerhaftalar.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://s2.wp.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>Belirli Günler Ve Haftalar</title>
		<link>http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/osd.xml" title="Belirli Günler Ve Haftalar" />
	<atom:link rel='hub' href='http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>acikogretimci</title>
		<link>http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/2009/08/07/acikogretimci/</link>
		<comments>http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/2009/08/07/acikogretimci/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Aug 2009 20:18:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>xpass</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/2009/08/07/acikogretimci/</guid>
		<description><![CDATA[<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=belirligunlerhaftalar.wordpress.com&amp;blog=4939974&amp;post=166&amp;subd=belirligunlerhaftalar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_153" class="wp-caption alignnone" style="width: 310px"><a href="http://www.acikogretimci.net/"><img class="size-medium wp-image-153" title="logo21" src="http://acikogretimliler.files.wordpress.com/2009/08/logo211.gif?w=300&#038;h=48" alt="http://www.acikogretimci.net/" width="300" height="48" /></a><p class="wp-caption-text">http://www.acikogretimci.net/</p></div>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/166/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/166/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/166/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/166/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/166/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/166/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/166/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/166/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/166/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/166/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/166/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/166/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/166/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/166/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=belirligunlerhaftalar.wordpress.com&amp;blog=4939974&amp;post=166&amp;subd=belirligunlerhaftalar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/2009/08/07/acikogretimci/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/5e8fc9174e644ce63d5e35e54ee746ed?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">xpass</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://acikogretimliler.files.wordpress.com/2009/08/logo211.gif?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">logo21</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Kadın Hakları Günü ( 5 Aralık )</title>
		<link>http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/2008/09/23/kadin-haklari-gunu-5-aralik/</link>
		<comments>http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/2008/09/23/kadin-haklari-gunu-5-aralik/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Sep 2008 23:42:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>xpass</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Hakları Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/?p=164</guid>
		<description><![CDATA[Kadın hakları ve kadınların erkeklerle eşitliği konusunda geçen asırdan itibaren batı ülkelerinde ve toplumlarında yoğun mücadelelerin verildiği ve özellikle Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere&#8217; nin bu mücadelelerin en şiddetlilerini yaşadığı bilinmektedir. Ülkemizde, gerek Osmanlı İmparatorluğu ve gerek Cumhuriyet döneminde kadınlarımızın kendi hakları konusunda, batı ülkelerindekine benzer şekilde mücadele ettiklerini söylemek mümkün değildir. Ama biz kadınlara [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=belirligunlerhaftalar.wordpress.com&amp;blog=4939974&amp;post=164&amp;subd=belirligunlerhaftalar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadın hakları ve kadınların erkeklerle eşitliği konusunda geçen asırdan itibaren batı ülkelerinde ve toplumlarında yoğun mücadelelerin verildiği ve özellikle Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere&#8217; nin bu mücadelelerin en şiddetlilerini yaşadığı bilinmektedir. Ülkemizde, gerek Osmanlı İmparatorluğu ve gerek Cumhuriyet döneminde kadınlarımızın kendi hakları konusunda, batı ülkelerindekine benzer şekilde mücadele ettiklerini söylemek mümkün değildir. Ama biz kadınlara birçok batı ülkesinden daha evvel bu hak Atatürk tarafından verilmiş ve hatta adeta sunulmuştur. Cumhuriyet Dönemi ve Kadın Hakları <span id="more-164"></span>teokratik bir devlet yapısının ve kadın haklarının kısıtlı olduğu bir toplum düzeninin olduğu Osmanlı İmparatorluğu&#8217; ndan, kadın-erkek eşitliğinin kabul edildiği modern Türkiye Cumhuriyeti&#8217; ne geçiş, bir çok devrimler ile mümkün olabilmiştir. Bu devrimler içinde, kadınların erkekler ile eşit toplumsal varlıklar olarak toplum içinde yerlerini almaları bir uygarlık aşamasıdır ve Atatürk Devrimleri&#8217; nin en önde gelenlerinden birisidir. 1926 yılında Büyük Millet Meclisi tarafından kabulle yürürlüğe giren ve Türk kadınlarını &#8220;şeriat&#8221; zincirinden kurtaran Medeni Kanun ile, Türk kadınına bin yıl evvel kaybettiği hakların iade edilmesinin temeli oluşmuştur. Artık kadın güçlenmeye, kişiliğini bulmaya başlamış ve erkeğinin yanında sosyal faaliyetlere katılmaya hazırdır. Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Haklarının Verilmesi Medeni Kanun ile erkeklerle eşit haklara sahip olan Türk kadınına, 3. TBMM tarafından 3 Nisan 1930&#8242; da kabul edilen bir yasa ile belediye seçimlerine katılma hakkı tanınmıştır. 1931 yılında da Türk kadını ilk kez tıp dünyasında varlığını göstermiş ve ilk kadın cerrahımız çalışmaya başlamıştır. 4 Mayıs 1931&#8242; de ilk toplantısını yapan IV. TBMM tarafından 26 EKim 1932&#8242; de kabul edilen bir yasa ile Türk kadınına muhtar, köy ihtiyar kurulu üyeliğine seçilme ve seçme hakkı tanınmış; ertesi yıl da, 8 Ekim 1934&#8242; de kabul edilen ve 5 Aralık 1934&#8242;de yürürlüğe giren bir başka yasa ile kadın-erkek eşitliği alanında bütün haklar, &#8220;Kadınlara Milletvekili Seçme ve Seçilme Hakkı&#8221; nın tanınmasıyla verilmiş oluyordu. Atatürk&#8217; ün Kadın Hakları Konusundaki Görüşleri ve Gerçekleştirdikleri, bugün dünya aydınlarının ve Birleşmiş Milletler Teşkilatı &#8216;nın yaymaya çalıştığı kadın hakları ile ilgili görüşler, Atatürk tarafından çok önceleri dile getirilmiş ve çoğunlukla da uygulama alanına sokulmuştur. Atatürk, Cumhuriyet&#8217; in ilanından dokuz ay önce Şubat 1923 &#8216;de şöyle demiştir:</p>
<p>&#8220;Bizim sosyal toplumumuzun başarısızlığının sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ilgisizlikten ileri gelmektedir. Yaşamak demek faaliyet demektir. Bundan dolayı bir sosyal toplumun, bir organı faaliyette bulunurken, diğer bir organı işlemezse, o sosyal toplum felçlidir.&#8221;</p>
<p>Atatürk, çağdaş bir düşüncenin ürünü olan bu sözleriyle kadının toplumdaki yerini belirlemiştir. Atatürk&#8217; ün Türk kadınına beslediği sevgi ve saygı, Kurtuluş Savaşı&#8217; ndaki gözlemleri ile iyice perçinleşmiştir. 1923 yılında Konya&#8217; da yaptığı bir konuşmada, bu hissiyatını büyük bir içtenlikle dile getirir.</p>
<p>&#8220;Dünyada hiçbir milletin kadını, ben Anadolu kadınından fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadını kadar emek verdim, diyemez. Erkeklerden kurduğumuz ordumuzun hayat kaynaklarını kadınlarımız işletmiştir. Çift süren, tarlayı eken, kağnısı ve kucağındaki yavrusu ile yağmur demeyip, kış demeyip cephenin ihtiyaçlarını taşıyan hep onlar, hep o yüce, o fedakar, o ilahi Anadolu kadını olmuştur. Bundan ötürü hepimiz bu büyük ruhlu ve büyük duygulu kadınlarımızı, şükranla ve minnetle sonsuza kadar aziz ve kutsal bilelim.&#8221;</p>
<p>Atatürk 30 Mart 1923&#8242; de Vakit Gazetesi&#8217; nde yayınlanan bir beyanatında;</p>
<p>&#8220;İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan oluşur. Kabil midir bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki bir cismin yarısı toprağa bağlı kaldıkça, öteki yarısı göklere yükselebilsin?&#8221;<br />
Türkler tarih boyunca, babaerkil denilen aile yapısını gönüllerine yerleştirememişler ve benimseyememişlerdir. İşte Atatürk, milletin geçmişindeki ve özünde var olan fakat özlem haline getirilmiş bir hakkı, bir duyguyu devlet varlığına geçiren devrimci olmuştur.</p>
<p>&#8220;Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın&#8221;</p>
<p>diyerek, yaptıklarının gerekçesini az, öz ve muhteşem bir ifade ile belirtmiştir. Kadınların giysileri de Atatürk&#8217; ün üzerinde çok önemle durduğu bir başka konu olmuştur. Bu konuda Atatürk, 1 Eylül 1925&#8242; de İkdam Gazetesi&#8217; nde yayınlanan bir beyanatında şöyle dedi:</p>
<p>&#8220;Bazı yerlerde kadınlar görüyorum ki, başında bir bez, peştemal veya buna benzer birşeyler asararak yüzünü, gözünü gizler ve yanından geçen erkeklere karşı arkasını çevirir veya yere oturarak yumulur. Bu tavrın manası neye delalet eder? Medeni bir millet anası, bir millet kızı için bu garip şekiller, bu vahşi vaziyet nedir? Bu hal milleti çok gülünç gösterir ve derhal düzeltilmesi lazımdır&#8221;.</p>
<p>1925 yılında İnebolu gezisinde Atatürk, örtünen kadınlarla ilgili şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;Onlar yüzlerini cihana göstersinler ve gözleri ile cihanı dikkatle görebilsinler. Bunda korkulacak hiçbir şey yoktur. Önemli olarak şunu ihtar edeyim ki, bu halin muhafazasında inat ve taassup, hepimizi en az kurbanlık koyun olmak istidadından kurtaramaz..&#8221;</p>
<p>31 Temmuz 1932&#8242; de Türkiye güzeli Keriman Halis&#8217; in, Belçika&#8217; da yapılan yarışmada dünya güzeli seçilmesi üzerine Atatürk O&#8217;na &#8220;Ece&#8221; ünvanını verir ve Türk kadınına şöyle seslenir:</p>
<p>&#8220;Şunu ilave edeyim ki! Türk ırkının dünyanın en güzel ırkı olduğunu tarihten bildiğim için, Türk kızlarından birisinin dünya güzeli seçilmiş olmasını çok tabii buldum. Fakat Türk gençlerine bu münasebetle şunu hatırlatmayı da lüzumlu görürüm: Övünç duyduğumuz tabii güzelliğinizi fenni tarzda muhafaza etmesini biliniz ve bu yolda uyanık olunuz ve bu gelişmelerin aralıksız gerçekleşmesini ihmal etmeyiniz. Bununla beraber, asıl uğraşmaya mecbur olduğumuz şey, analarınızın ve atalarınızın oldukları gibi, yüksek kültürde ve yüksek faziletle dünya birinciliğini elde tutmaktır.&#8221;</p>
<p>Atatürk, 18 Nisan 1935&#8242; de kendisinin himayesinde İstanbul&#8217; da toplanan ve aralarında ünlü nükleer fizikçi Madam Eve Curie&#8217; nin de bulunduğu, dünyanın dört bir yanından gelen kadınların katıldığı &#8220;Milletlerarası İlk Kadın Kongresi&#8221; delegelerine şöyle seslenir:</p>
<p>&#8220;Türk kadınının dünya kadınlığına elini vererek, dünyanın barış ve güveni için çalışacağına emin olabilirsiniz.&#8221;</p>
<p>Ulu önder, Türk kadınlarının hiçbir alanda erkeklerden ve Avrupalı kadınlardan geri kalmayacakları yolundaki inancını da şu sözleriyle belirtmiştir:</p>
<p>&#8220;Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan biçim ve kılıkta başarıdan çok, ışıkla, bilgi ve kültürle, gerçek faziletle süslenip, donanmaktır. Ben muhterem hanımlarımızın Avrupa kadınlarının aşağısında kalmayacak, aksine pek çok yönden onların üstüne çıkacak şekilde ışıkla, bilgi ve kültürle donanacaklarından asla şüphe etmeyen ve buna kesinlikle emin olanlardanım.&#8221;</p>
<p>Türk toplumunun gelişip yükselmesinde aile yapısının önemine inanan Atatürk, şöyle demektedir:</p>
<p>&#8220;Bu millet esas terbiyesini aileden almaktadır. Türk milleti öyle analara sahiptir ki her bir devrin büyük adamlarını bu analar yetiştirmiştir. Türk kadını daha büyük nesiller yetiştirmeye kabiliyetlidir.&#8221;</p>
<p>Türk kadını, yüzyıllardır özlemini çektiği haklarına sahip olmada; en azimli, inançlı ve güçlü desteği Atatürk&#8217; ten almış ve çağdaş ülke kadınlarının önüne geçmiştir. Örneğin; İtalya&#8217; da kadınlar ancak 1948 yılında seçimlere girebilmişler. Japon kadınları ise seçim haklarını ancak 1950 yılında alabilmiştir. Medeni Kanun&#8217; ları aldığımız İsviçre&#8217; de ise, kadınlar haklarını 1971 yılına kadar alamazken, çağdaşlamada örnek aldığımız İsveç ve Danimarka gibi ülkelerde de durum farklı değilken, Türk kadınına 1935 yılında seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır. Bu vesile ile bakın Atatürk nasıl seslenir:</p>
<p>&#8220;Bu karar, Türk kadınına sosyal ve siyasi hayatta bütün milletlerin üstünde yer vermiştir. Çarşaf içinde, peçe altında ve kafes arkasındaki Türk kadınını artık tarihlerde aramak lazım gelecektir. Türk kadını, evdeki medeni mevkiini selahiyetle işgal etmiş, iş hayatının her safhasında muvaffakiyetler göstermiştir. Siyasi hayatla, Belediye seçimleriyle tecrübe kazanan Türk kadını bu sefer de milletvekili seçme ve seçilme suretiyle haklarının en büyüğünü elde etmiş bulunuyor. Medeni memleketlerin birçoğunda, kadından esirgenen bu hak, bugün Türk kadınının elindedir ve onu selahiyet ve lihakatle kullancaktır.&#8221;</p>
<p>Atatürk hayatta iken yapılan son seçim olan, 1935 yılı seçimlerinde ilk kez seçilme hakkını da kullanan Türk kadını, TBMM&#8217; ne onsekiz kadın milletvekili ile girmiştir. Bu onsekiz Türk kadının yüce meclisin çalışmalarına ne ölçüde katkıda bulundukları ve kararlarında ne denli etkili oldukları meclis tutanakları ile sabittir. Ayrıca kişisel tutumları da övünç vesilesi ve geleceğe olan inançları kuvvetlendirici mahiyette olmuştur. Atatürk&#8217; ün, çağı ve değişeni değil, değişecek zamanı milletine göstermesi, kadın hakları ve kadın-erkek eşitliği konularında, &#8220;BM İnsan Hakları Evrensel Bildirisi&#8221;, &#8220;İnsan Hakları Sözleşmesi&#8221; gibi konular, daha insanlık tarihinin ufkunda bile görünmemişken Türk Kadınına, haklarını vermesinin değeri daha iyi anlaşılır. Bağımsızlık mücadelesi yapan ülkeler nasıl Atatürk&#8217; ü örnek bir lider almışlarsa, kadın hakları uğruna uğraş ve savaş verenler de, onu bir devrimci olarak aynı şekilde örnek almak durumundadırlar. Çünkü bütün insanlık tarihi boyunca, tarihin hiçbir döneminde, hiçbir lider kadın hakları konusunda Atatürk kadar önsezili ve öngörüşlü olmamış, onun kadar uğraş ve savaş vermemiştir. Ne mutlu bir Atatürk yetiştiren Türk kadınına, ne mutlu O&#8217;na sahip olan Türk milletine&#8230;<br />
Tüm dünyada kadın haklarının artırılmasını, kadının toplum içindeki hak ettiği erkek ile eşit mertebeye her alanda ulaşmasını ve özgürlüğünü kazanmasını temenni ediyorum. Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün en büyük devrimlerinden bir tanesi de Kadın haklarıdır. Atatürk&#8217;ün kadına verdiği değer beni O&#8217;na hayran bırakan konulardan bir tanesidir. Ne şanslıyız ki bu haklara Atatürk sayesinde ulaşabildik. Sonradan gelen ktidarlar aynı hassasiyeti göstermedikleri için İsviçre standartlarını yakalayamadık, mecliste bile Atatürk dönemi meclisindeki kadar kadın yok.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/164/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/164/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/164/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/164/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/164/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/164/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/164/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/164/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/164/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/164/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/164/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/164/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/164/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/164/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=belirligunlerhaftalar.wordpress.com&amp;blog=4939974&amp;post=164&amp;subd=belirligunlerhaftalar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/2008/09/23/kadin-haklari-gunu-5-aralik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/5e8fc9174e644ce63d5e35e54ee746ed?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">xpass</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Dünya Özürlüler Günü ( 3 Aralık )</title>
		<link>http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/2008/09/23/dunya-ozurluler-gunu-3-aralik/</link>
		<comments>http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/2008/09/23/dunya-ozurluler-gunu-3-aralik/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Sep 2008 23:41:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>xpass</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya Özürlüler Günü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/?p=162</guid>
		<description><![CDATA[3 Aralık Dünya Özürlüler Günü olarak kabul edilmiştir. Özürlü insanların yaşadıkları sorunlar sadece kendilerinin değil; ailelerinin, çevrenin, toplumun, kısacası tüm insanların ortak sorunudur. İnsanların özürlü olmaları çeşitli faktörlere bağlı olarak ortaya çıkan bir sonuç olmakla birlikte, özürlülerin normal bir hayat sürmeleri ancak toplumsal duyarlılığın oluşturulmasıyla mümkündür. Bu anlamda, özürlü vatandaşlara acıma duyguları ile yaklaşmak yerine, [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=belirligunlerhaftalar.wordpress.com&amp;blog=4939974&amp;post=162&amp;subd=belirligunlerhaftalar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>3 Aralık Dünya Özürlüler Günü olarak kabul edilmiştir. Özürlü insanların yaşadıkları sorunlar sadece kendilerinin değil; ailelerinin, çevrenin, toplumun, kısacası tüm insanların ortak sorunudur. İnsanların özürlü olmaları çeşitli faktörlere bağlı olarak ortaya çıkan bir sonuç olmakla birlikte, özürlülerin normal bir hayat sürmeleri ancak toplumsal duyarlılığın oluşturulmasıyla mümkündür. Bu anlamda, özürlü vatandaşlara acıma duyguları ile yaklaşmak yerine, kurumsal hizmetlerin geliştirilmesi esas alınmalıdır. Bu nedenle özürlülere hizmet götüren kamu, özel sektör ve gönüllü sivil toplum örgütlerinin <span id="more-162"></span>güçlendirilmesine önem verilmelidir. Başta İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi olmak üzere bir çok belge özürlülük sorununu temelde bir insan hakları sorunu olarak ele almaktadır. Bizim anayasamız ve yasalarımız da özürlülere ilişkin olarak evrensel değerlerle paralel düzenlemeleri ön görmüş, devleti özürlülerin sorununa yönelik yükümlü kılmıştır. Devletimizin evrensel ölçülerde özürlülerini sahiplenme çabası, toplumsal bilinçlenme ve kamuoyu desteği ile anlamlı ve gerçek bir boyuta ulaşacaktır. </p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/162/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/162/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/162/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/162/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/162/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/162/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/162/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/162/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/162/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/162/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/162/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/162/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/162/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/162/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=belirligunlerhaftalar.wordpress.com&amp;blog=4939974&amp;post=162&amp;subd=belirligunlerhaftalar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/2008/09/23/dunya-ozurluler-gunu-3-aralik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/5e8fc9174e644ce63d5e35e54ee746ed?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">xpass</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Mevlana Haftası ( 2 &#8211; 9 Aralık )</title>
		<link>http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/2008/09/23/mevlana-haftasi-2-9-aralik/</link>
		<comments>http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/2008/09/23/mevlana-haftasi-2-9-aralik/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Sep 2008 23:40:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>xpass</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mevlana Haftası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/?p=160</guid>
		<description><![CDATA[Mevlana&#8217;nın tasavvufu, hiç bir zaman bir felsefe görüşü ya da hayali bir bilgi olmamıştır. O&#8217;nun tasavvufu, irfan, hakikat, aşk ve cezbe âleminde olgunlaşmadır. Her şeyden önce şunu söylemek gerektir ki O, herhangi bir fikri anlatırken mantıki tahlillere, felsefi düşüncelere başvurmaz. Hele O&#8217;nda sufilerde bir illet haline gelmiş olan ve İbn-i Arabi&#8217;de had şeklini bulup sonrakiler [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=belirligunlerhaftalar.wordpress.com&amp;blog=4939974&amp;post=160&amp;subd=belirligunlerhaftalar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mevlana&#8217;nın tasavvufu, hiç bir zaman bir felsefe görüşü ya da hayali bir bilgi olmamıştır. O&#8217;nun tasavvufu, irfan, hakikat, aşk ve cezbe âleminde olgunlaşmadır.<br />
Her şeyden önce şunu söylemek gerektir ki O, herhangi bir fikri anlatırken mantıki tahlillere, felsefi düşüncelere başvurmaz. Hele O&#8217;nda sufilerde bir illet haline gelmiş olan ve İbn-i Arabi&#8217;de had şeklini bulup sonrakiler de müzminleşen, kişilerin her haline bir isim verme hastalığı yoktur. Tasavvuf terimlerini çok çok az kullanır. Zaten onun halkçı ruhuna böyle terimlerle izah, anlaşılmaz sözlerle anlatma uygun gelmeyeceği gibi halka hitaplarında da böyle terimler yer almazdı. O, gerek divanda gerekse Mesnevide Varlık Birliği inancının, kendi felsefesinin, moralinin izahını, halk diliyle ve halk psikolojisine göre tam bir uygunlukla, hikayeler söyleyerek, örnekler vererek ve atasözlerini anarak anlatır.<br />
<span id="more-160"></span><br />
Eserlerinde, &#8220;Kelile ve Dimne Hikayelerinden&#8221; eski sufilerden, halka ait hikayelerden, Tevrat ve Kuran kıssalarında rastladıklarından bahseder konuşur. Hatta bazen &#8221; Benim beytim beyit değil, iklimdir. Benim alay edişim, alay ediş değildir. Bir şey öğretmektir.&#8221; diyerek çok açık hikayelerle halka hitap eden Mevlana, her şeyden önce ahlakı topluma öğretir. O&#8217;nda teferruata hiç yer yoktur.<br />
Mevlana, filozofları, yalnız aklı öne çıkarıp, duyguya ve oluşa önem vermediklerinden noksan görür. Onları çamurun içinden çıkmak için hareket ettikçe daha çok çamura gömülen eşeğe benzetir.</p>
<p>Ya da raftaki şişeleri döküp içindeki yağları yere döktüğü için sahibinin kafasına vurmasıyla kel kalıp, dışarıda başı tamamen kel bir kalenderi görünce de &#8221; Sen de mi şişeleri yere döktün&#8221; gibi çok basit bir kıyas yapan papağana benzetir.<br />
Bir başka yerde de akıl sahipleri onun için, sidik birikintisinde yüzen bir çöpün üstüne konmuş ve haline bakıp da kendini uçsuz bucaksız bir okyanusun tek kaptanı gibi gören sinek gibidir.</p>
<p>Mevlana&#8217;da yeryüzü ve yeryüzündekiler vardır. Gök, yeryüzünde yaşamamız için gölgelik eder bize. Gökte dolaşılmaz, yerde yaşanır. O Muhiddin Arabi gibi ne &#8221; arzı simsime&#8221; den bahseder, ne gökleri gezer, ne rüyasını yahut miracını anlatır, ne de ona malum olan şeyleri delil tutar. O&#8217;nda mekansızlık âlemi neresidir sorusuna verdiği şu cevap, çok dikkate değer: &#8221; Erlerin canı ve gönlü&#8221;<br />
Zaten O, böyle teferruata, bu çeşit aslı olmayan hayallere kapılmayı hoş görmediğinden, hele bunları geçim vesilesi yapıp halka tuzak kurmaktan nefret ettiğinden, tasavvuf ehliyle de uyuşmamıştır. Suret Sufileri, yani taçla, hırkayla bezenen ve elbiseyle kendisini sufi gösteren riya ehlini şiddetle kınar. Sufilerin binde birinin doğru olduğunu, geri kalanın &#8220;tamah ehli &#8220;olduğunu açıkça söyler. Olgunlaşmadan şeyhlik satanları eleştirir, sözde şeyhlik davasına girenlere çatar, davullu bayraklı bir alay ham kişinin şeyhlik lafına sığındığını, bu çeşit adamların kendilerini Beyazıt yerine koyduklarını, dava yurdunda kendi kendilerine meclis kurduklarını, bunların adeta kendi kendilerine gelin-güvey olduklarını anlatır. Hatta tekkelerin ahlaksızlık yatağı olduğunu söylemekten de çekinmez.</p>
<p>Mevlana&#8217;ya göre irşat (aydınlatma-doğru yolu gösterme), kâmil yani olgun insanın hakkıdır. Bu konuyla ilgili mesnevinin birinci cildindeki sözleri önemlidir:<br />
&#8220;Her devirde peygamber makamında bir veli vardır ve bu kıyamete dek sürüp gider. Diri ve faal imam o velidir. İster Ömer soyundan, ister Ali soyundan her şey onun hükmündedir. Hem gizlidir, hem göz önünde. O, nura benzer. Akıl onun Cebrail&#8217;idir. Ondan aşağıda olan Veli ise onun kandili gibidir. Bundan daha aşağı olan veli ise kandilin konulduğu yerdir. İleridekiler geridekileri görürler fakat geridekilerin görüşü ileridekileri göremez&#8230; &#8221; der.</p>
<p>Ve kutbun insanların gözbebeği olduğunu, onu aramak gerektiğini anlatır. Yine mesnevide Kutup için: &#8221; O aslandır, işi gücü avlanmaktır. Halk onun artığıyla geçinir. O akla benzer halksa onun uzuvlarıdır. Kutup kendi çevresinde döner dolaşır, göklerse onun çevresinde.<br />
Hatta o, işte O &#8216;dur! Güneş, yüzünü insan sureti ile örtmüş, insan suretinde gizlenmiştir. Artık anlayıver!<br />
Yani insanı hakikatine götürecek bir kılavuz gerektir. Musa bile Hızır&#8217;ın hükmüne girdi de hakikate erdi. Zaten bütün dünya, o tek kişiden ibarettir. Fakat yalancı şeyhlere inanılmamalıdır. Yalancının hiçbir şey olmadığı meydana çıkıncaya dek arayış içindeki kişinin ömrü tükenir. Yalancı şeyhler halkı aldatmak için dükkân açıp oturmuş kişilere benzer. Onlardan hiç farkları yoktur.</p>
<p>Mevlana&#8217;ya göre süluk, yani bir tasavvuf yoluna girmek kendini unutmak değil, kendine gelmek, kendini bulmaktır. O&#8217;nun yolunda gerçeğe ulaşmak için evlenmemek gibi insan tabiatına aykırı şeyler hiç yoktur. Şehvet olmadıkça şehvetten kaçınmanın olamayacağını ve bununla beraber şehvet varken nefse hâkim olmanın bir fazilet olduğunu söyler. O, gerçeğe ulaşmak için zikir, esma ve halvet de kabul etmez.<br />
&#8220;Addan sıfattan ne doğar? Hayal &#8230; O hayal, ancak ulaşmaya bir delil olabilir. Madem ki delildir, delilin gösterdiği bir hakikat de vardır. Şu halde addan ve harften geçmek, ad sahibini bulmak gerek. Bunun için de varlıktan arınmak lazımdır. Cisme ait zikir, eksik bir hayaldir.&#8221; sözleri bu kanaatini belirttiği gibi &#8220;Ağyardan yalnız kalmak gerek, yardan değil. Kürk, baharda işe yaramaz, kışın yarar&#8221; sözü de bu husustaki fikrini tamamıyla açıklar.<br />
Mevlana&#8217;ya göre zikir, ancak fikri harekete getirir. Fakat işin aslı hal ve cezbedir.<br />
Sonuç olarak Mevlana, esmayı değil aşkı ve cezbeyi ve bu ikisinin tezahürü olan, aşkı ve cezbeyi meydana getiren semayı esas olarak kabul eder.</p>
<p>Mevlana&#8217;ya göre hakikati arayan kişi bunu ancak kendisinde bulabilir ve hakikati kendisinde görebilir. İnsanın dışında bir hakikat yoktur. Kişi nefsanî isteklerinden arınıp rahmani yöne önem verirse gün gelir aradığı hakikatin kendisi olur. O yüce sultan ise baştanbaşa hakikatin kendisiydi.<br />
Onun Tanrıya doyumsuzluğu o derecede idi ki meşhur bir şiirinde: &#8220;Enel Hak &#8220;, &#8221; Ben Hakkım, kadehinden bir yudum içen sızdı. Ben şişelerle, küplerle içtim yine de sızmadım &#8221; der.<br />
Hazreti Muhammed&#8217;e bağlılığı o derecededir ki o artık O olmuştur.<br />
&#8221; Bugün Ahmed benim. Ama dünkü Ahmed değilim&#8221; der.<br />
Hz. Mevlana&#8217; nın gerçeği tekâmülü, şiirlerinde safha safha ve büyük bir açıklıkla görülmektedir. Günlük hadiselere kadar her şeyi bizlere söyleyen Hz. Mevlana,<br />
&#8220;Kanlar içine düştüğünü, bir sele kapılıp gitmekte olduğunu, paramparça bir gönülle yıldızlar gibi bütün gece dolanıp durduğunu&#8221; söyler.<br />
&#8220;Hakikatten bir işarette bulunan Hallac&#8217;ı, halkın dara çektiğini; fakat sırlarını duysa Hallac&#8217;ın onu dara çekeceğini&#8221; bildirir.<br />
Aşk sofrasına oturup o sofranın tuzuna bandığını, aşkın kendisine boğaz olduğunu, bu sebeple de varlığını bir lokma yapıp yuttuğunu anlatır.<br />
Kendisini eski erenlerle karşılaştırken hepsinin içip sızdığını, salına salına bahçeye gelmesinin tam zamanı olduğunu söyler: &#8220;Onlar hep gittiler, der; biz sağ olalım. Zamanın gönlü de biziz, canı da, bayraktarı da&#8230;&#8221;<br />
Bir başka gazelde de aynı şeyi söylerken &#8220;Ebedi içip sızmayan biziz&#8221; der.</p>
<p>Özlü bir hazırlık devresinden sonra Şems&#8217;in gelişiyle bütün kaygılardan kurtulan, bir şiirinde kendi tabiri ile &#8220;Sarığını rehin verip seccadeden bezecek&#8221; bir hale düşen Mevlana yine kendi sözleriyle ercesine adamcasına bir hamle etmiş, bilgiyi vermiş, bilinene erişmiştir.<br />
Artık &#8220;toprağı inci haline getirecek, çalgıcıların teflerini altınla dolduracak, susuzlara sakilik edecek, kupkuru toprakta Kevser suları akıtacak, yeryüzünü cennete çevirecek, gamlıları Sultan ve Bey, yüzlerce kiliseyi mescit, yüzlerce darağacını minber yapacak&#8221; bir haldedir.<br />
&#8220;Buyruğunu bozacak yoktur O&#8217;nun. Dilediğini kafir, dilediğini mümin eder O&#8221;. Bir kuldur ki, sahibini azat etmiştir. Daha dün şu alemde doğmuştur ama eski dünyayı bayındır hale getiren O&#8217;dur.<br />
&#8220;Kimin hırkasını dikerse o çıplak kalmaz artık. Kime çare olursa, çaresiz hale düşmez o. Kimin mevkii, kimin rütbesi olursa, kimse elinden alamaz o mevkii. İnci haline gelen katı taş, tekrar taş olmaz. Özlem çekenlerin kıblesi kesilen, yıkılmaz. Sükut edenlerin Mushafı şu Mushaf gibi parçalanan otuz cüz haline gelmez. Kendisini seveni ona gönül vermiş canları öyle temin eder.</p>
<p>&#8220;Seni bir an bile yalnız bırakmam.<br />
Her an seni biraz daha yüceltir, biraz daha fazla ağırlarım<br />
And olsun tertemiz zatıma, and olsun saltanatımın güneşine ki<br />
Seni lütuflarımla yüceltirim.<br />
Yüzünü nurumla nurlandırır, başını on parmağımla kaşırım.&#8221;</p>
<p>Hacca gidenlere;<br />
&#8221; Nereye gidiyorsunuz nereye? Sevgili burada. Buraya gelin buraya!&#8221; diye çağırır.<br />
Mesnevi&#8217;yi sunarken de bunun bir vahiy olduğunu apaçık anlatan Hz. Mevlana bu sözleri söylemek için Muhiyiddin Arabî gibi rüyalar görmeye,&#8221; Hatm-i Vilayet &#8220;makamına sahip olduğunu iddiaya lüzum bile görmez. Zaten onun saltanatı, bir halk saltanatıdır. Bu kadar yüksek bir iddia bile, onun halkçı ruhunda bir ferdiyet yaratmaz. Yine onun sözlerinden alıntılarla söyleyecek olursak:<br />
&#8221; Rüşvet ve para padişahı değildir O, paramparça gönül hırkalarını diken bir padişahtır. Yolda ister ayı olsun, ister aslan, ercesine bir hamleden başkasını bilmez O. Garez tohumunu ekmediğini, yokluğun sığındığı er olduğunu, tamah sırtını hiç kaşımadığını&#8221; söyler.<br />
Bütün dünyaya, ne din farkı ne mezhep farkı gözetmeksizin hitap eden Mevlana, hepimizden de bu görüşü, bu duyuşu, bu cesareti ister.<br />
&#8220;Birlik şarabını ver, hepimizi aynı gecede sarhoş et de hepimiz toplanalım,<br />
Görünüşteki ayrılıkları, aykırılıkları bir anda giderelim.<br />
Benliğimizden geçtik mi, su rengini alır, her kabın şekline uyarız.<br />
Biz bir ağacın dallarıyız, hepimiz de kapı yoldaşlarıyız.&#8221;</p>
<p>Ona öyle bir âşık gerektir ki kalktı mı her yandan ateşli kıyametler koparsın. Cehennem gibi bir gönül gerektir ki ona, cehennemi unuttursun, yüzlerce denizi yakıp kurutsun. Bir dalgadan bir deniz meydana getirsin, gökleri eline alsın, sıksın, bir mendil gibi buruştursun. Zevalsiz ışığı bir kandil gibi gök kubbeye asakoysun.</p>
<p>&#8220;İnsanda bu cesaret olmadıkça neye yarar. Gönlünü yıkamamış Âdem, istediği kadar yüzünü yıkasın, abdest alsın, namaz kılsın boştur.&#8221; İnsan onun deyimiyle, hırsla bir süpürge olduktan sonra, elbette daima hep toz içindedir. Bu çeşit adamların kendisini anlayamayacağını da bilir O. Ve bir gün &#8220;Falan sizi övüyordu” diyene söylediği şu sözler, bu bakımdan ne kadar manalıdır.</p>
<p>&#8220;Ne haddine ki o, beni övsün! Eğer sözlerimi övüyorsa harf, ses, dil, dudak, baki değildir. Bunlar asıl değildir. Asıl olmayan kalmaz, geçer gider. Yok o beni zatım bakımından tanıdıysa hakkı vardır, övebilir.&#8221;<br />
Hz. Mevlana&#8217;nın yolu aşk ve edep yoludur. Hak yolunda olduğunu söyleyip, bu yolun gerektirdiği edebi yerine getirmeyen, benliklerinde kalan kişilere, söylediği şu sözler ile Hak yolunun tamamen edepten ibaret olduğunu belirtir:<br />
&#8221; Efendi! Bilmiş ol ki edep, insanın bedenindeki ruhtur.<br />
Efendi! Edep, Hak erinin göz ve gönlünün nurudur.<br />
Eğer şeytanın başını ezmek dilersen, aç ve gör,<br />
Şeytanın katili edeptir.<br />
İnsanoğlunda edep bulunmazsa, o insan değildir.<br />
İnsan ile hayvan arasındaki fark edeptir.<br />
İman nedir diye akıldan sordum. Akıl, kalbimin kulağıma seslenerek &#8216;İman edeptir&#8217; dedi.&#8221;<br />
Kendisine inanan insan Mevlana, ölmezliğine de inanmış , &#8220;Topluluğun rahmet olduğunu duydum, bu yüzden halka candan kul oldum.&#8221; sözüyle gerçek saltanatının gönüllerde olduğunu bildirmiş,<br />
&#8221; Her günüm cumadır, hutbem daimi. Minberim yüceliktir, yerim erlik&#8221;<br />
Beyitiyle bu saltanatın hiç bir zaman ferdi olmadığını açıkça belirtmiştir.<br />
Kendi hakikatini söylediği şu cezbelerinde ise bizi yüceliği ile büyülemektedir. Ve cihan sultanı Hz. Muhammed Mustafa&#8217;ya nasıl bende olduğunu, O olduğunu söylemektedir:</p>
<p>&#8220;Hazineyi açtılar, hepiniz elbiseler giyin.<br />
Mustafa yine geldi iman edin.<br />
Dokuz felek ile her felekte bir zaman dönüp dolaştım.<br />
Senelerce yıldızlarda, burçlarda devrettim.<br />
Bir müddet görünmedim, O&#8217;nunla idim.<br />
Lahutiyette Hakka en yakın idim.<br />
Ana karnındaki çocuk gibi gıdamı Hak&#8217;tan aldım.<br />
İnsan bir kere doğar, ben birçok defalar doğdum.<br />
Cisim hırkasını giydim işler gördüm.<br />
Çok kere bu hırkayı kendi ellerimle yırttım.<br />
Geceleri zahitlerle mabetlerde sabahladım.<br />
Kâfirlerle put hanede putların içinde uyudum.<br />
Kıskancın acısı benim. Hastanın şifası benim.<br />
Hem bulut, hem yağmurum, çayırlara yağarım.<br />
Ey derviş! Benim eteğime asla fanilik tozu konmadı.<br />
Sonsuzluk âleminin bağında ben bol bol gül topladım.<br />
Ben sudan, ateşten, inatçı rüzgârdan, şekle girmiş topraktan değilim.<br />
Evlat ben tertemiz nurum. Tebrizli Şems&#8217;te yok olmuşum.<br />
Eğer beni gördüysen kimseye gördüğünü söyleme&#8221; </p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/160/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/160/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/160/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/160/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/160/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/160/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/160/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/160/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/160/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/160/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/160/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/160/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/160/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/160/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=belirligunlerhaftalar.wordpress.com&amp;blog=4939974&amp;post=160&amp;subd=belirligunlerhaftalar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/2008/09/23/mevlana-haftasi-2-9-aralik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/5e8fc9174e644ce63d5e35e54ee746ed?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">xpass</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası ( 12 &#8211; 18 Aralık )</title>
		<link>http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/2008/09/23/tutum-yatirim-ve-turk-mallari-haftasi-12-18-aralik/</link>
		<comments>http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/2008/09/23/tutum-yatirim-ve-turk-mallari-haftasi-12-18-aralik/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Sep 2008 23:38:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>xpass</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yatırım ve Türk Malları Haftası]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Malları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/?p=158</guid>
		<description><![CDATA[İnsanların parasını, malını eşyalarını, zamanını ve sağlığını gerektirdiği gibi korumak ve kullanmasına tutumlu olmak denir. Tutumluluk hiçbir zaman cimrilik demek değildir. Tutumlu insan eşyasını, malını düzenli ve temiz kullanır. Zamanını boşuna harcamaz. Kendisine ve çevresine yararlı işlerle geçirir gününü. Böylece kötü alışkanlıklardan da kurtulur. Mutlu ve güvenli olur. Yalnızca kendimize ait olanı değil, elektriği, suyu, [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=belirligunlerhaftalar.wordpress.com&amp;blog=4939974&amp;post=158&amp;subd=belirligunlerhaftalar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanların parasını, malını eşyalarını, zamanını ve sağlığını gerektirdiği gibi korumak ve kullanmasına tutumlu olmak denir. Tutumluluk hiçbir zaman cimrilik demek değildir.<br />
Tutumlu insan eşyasını, malını düzenli ve temiz kullanır. Zamanını boşuna harcamaz. Kendisine ve çevresine yararlı işlerle geçirir gününü. Böylece kötü alışkanlıklardan da kurtulur. Mutlu ve güvenli olur.<br />
Yalnızca kendimize ait olanı değil, elektriği, suyu, yiyecekleri, okulda kullanılan eşyaları, bize ait olmayan eşyaları kendimizinmiş gibi özenle korumalıyız. Topluma ve arkadaşlarımıza ait olan eşyalara zarar vermemeliyiz.<span id="more-158"></span><br />
Tutum ve yatırım, ülkeler için de önemli bir konudur. Çünkü devletler de gelirleriyle giderlerini dengelemek zorundadır. Bir devlet eğer gelir ve giderlerini iyi ayarlarsa; gelir kaynaklarını iyi yatırımlarda kullanırsa kalkınır, zenginleşir ve hiçbir devlete bağımlı kalmaz.<br />
Yurdumuz cumhuriyet döneminde yeni savaştan çıkmış bir ülke idi. Yurdumuzun her köşesi çok büyük zararlar görmüştü. Ellerinde bir şeyleri kalmayan halk yoksulluk içerisinde kıvranıyordu. Atatürk bu duruma çok üzülüyor ve bu durumdaki halka bir şeyler vermek istiyordu.<br />
Atatürk 1923 yılında İzmir İktisat Kongresini topladı. Bu kongrede yurdun bağımsızlığının korunması, yerli mallar üretilmesi ve kullanılması kararlaştırıldı. Dönemin başbakanı İsmet İnönü 12 Aralık 1929 tarihinde T.B.M.M.’de bir konuşma yaptı. Konuşmasında ulusal ekonomi, yerli malı ve tutumlu olma konularını anlattı.<br />
12 Aralığı kapsayan hafta “Tutum Yatırım ve Türk Malları Haftası” olarak kutlanmaktadır. Cumhuriyet döneminde temelleri atılan kendi kendine yeter bir toplum olmadaki ilk adım bugün de devam etmektedir.<br />
Tutum ve yatırım alışkanlığı küçük yaşlarda kazanılır. Ders araçlarını, giysilerini, harçlığını tutumlu kullanan çocuk bu güzel alışkanlığı büyüyünce de devam ettirir. Küçükken boşa akan su musluğu, gereksiz yanan lambayı kapatan çocuk bu güzel alışkanlığı büyüyünce de devam ettirir. Okul çağlarında zamanı iyi değerlendirme alışkanlığı kazanan insan bu huyundan vazgeçmez. O nedenle çocukları küçük yaşlarda tutumlu olmaya özendirmeliyiz.<br />
Tasarruf yapmak, milli kaynakların işletilmesi, yerli fabrikalar kurulması, paranın dış ülkelere gitmesini önlemek, temel tüketim maddelerini öz kaynaklardan karşılamak, ekonomimizi geliştirmek bu haftanın belli başlı amaçları içindedir.<br />
Okullarımızda 12 – 18 Aralık tarihleri arasında kutlanan bu haftada tutum, yatırım ve Türk malları hakkında bilgi verilir. Şiirler okunur, konuşmalar yapılır, skeçler ve oyunlar oynanır. Yerli mallarımız tanıtılmaya çalışılır. </p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/158/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/158/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/158/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/158/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/158/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/158/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/158/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/158/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/158/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/158/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/158/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/158/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/158/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/158/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=belirligunlerhaftalar.wordpress.com&amp;blog=4939974&amp;post=158&amp;subd=belirligunlerhaftalar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/2008/09/23/tutum-yatirim-ve-turk-mallari-haftasi-12-18-aralik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/5e8fc9174e644ce63d5e35e54ee746ed?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">xpass</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Dünya İnsan Hakları Günü ( 10 Aralık )</title>
		<link>http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/2008/09/23/dunya-insan-haklari-gunu-10-aralik/</link>
		<comments>http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/2008/09/23/dunya-insan-haklari-gunu-10-aralik/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Sep 2008 23:36:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>xpass</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya İnsan Hakları Günü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/?p=156</guid>
		<description><![CDATA[1948’de kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, “insan haklarının anayasası” olarak tanımlanır. İnsanın doğuştan sahip olduğu kişisel hak ve özgürlükleri tanımlar, her insanın yasa önünde eşit olduğunu, işkenceye, kötü muameleye ve onur kırıcı cezalara tabi tutulamayacağını ilan eder. İnsan haklarının korunması ve geliştirilmesi yolunda uluslararası toplum tarafından sürdürülen çabalara yol gösterici işlevini bugün de sürdürür. [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=belirligunlerhaftalar.wordpress.com&amp;blog=4939974&amp;post=156&amp;subd=belirligunlerhaftalar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1948’de kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, “insan haklarının anayasası” olarak tanımlanır. İnsanın doğuştan sahip olduğu kişisel hak ve özgürlükleri tanımlar, her insanın yasa önünde eşit olduğunu, işkenceye, kötü muameleye ve onur kırıcı cezalara tabi tutulamayacağını ilan eder. İnsan haklarının korunması ve geliştirilmesi yolunda uluslararası toplum tarafından sürdürülen çabalara yol gösterici işlevini bugün de sürdürür. 1948’de kabul edildiği tarih 10 Aralık her yıl Dünya İnsan Hakları Günü olarak kutlanır.<span id="more-156"></span></p>
<p>BM’nin altı temel insan hakları sözleşmesi vardır:</p>
<p>Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi<br />
Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi<br />
İşkenceye Karşı Sözleşme<br />
Irk Ayrımcılığının Önlenmesi Sözleşmesi<br />
Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi<br />
Çocuk Hakları Sözleşmesi</p>
<p>Türkiye, Birleşmiş Milletler çerçevesinde oluşturulan temel insan hakkı sözleşmelerini tümüne taraftır.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/156/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/156/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/156/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/156/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/156/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/156/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/156/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/156/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/156/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/156/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/156/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/156/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/156/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/156/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=belirligunlerhaftalar.wordpress.com&amp;blog=4939974&amp;post=156&amp;subd=belirligunlerhaftalar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/2008/09/23/dunya-insan-haklari-gunu-10-aralik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/5e8fc9174e644ce63d5e35e54ee746ed?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">xpass</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Dünya AIDS Günü ( 1 Aralık )</title>
		<link>http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/2008/09/23/dunya-aids-gunu-1-aralik/</link>
		<comments>http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/2008/09/23/dunya-aids-gunu-1-aralik/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Sep 2008 23:36:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>xpass</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya AIDS Günü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/?p=154</guid>
		<description><![CDATA[1 Aralık Dünya AIDS günü ve izleyen günler hastalığın işlendiği bir hafta olarak anılıyor. Dünya için giderek önemli bir tehlikeye dönüşen ve 22. Yüzyılla birlikte Afrika başta olmak üzere geri kalmış ülkelerde ortalama yaşam süresinin 30&#8242;un altına düşebilme beklentisinden olsa gerek ülkemizde de konu ilk kez ciddiyetle ele alındı. Tarih boyunca her yüzyılın kendine has [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=belirligunlerhaftalar.wordpress.com&amp;blog=4939974&amp;post=154&amp;subd=belirligunlerhaftalar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1 Aralık Dünya AIDS günü ve izleyen günler hastalığın işlendiği bir hafta olarak anılıyor. Dünya için giderek önemli bir tehlikeye dönüşen ve 22. Yüzyılla birlikte Afrika başta olmak üzere geri kalmış ülkelerde ortalama yaşam süresinin 30&#8242;un altına düşebilme beklentisinden olsa gerek ülkemizde de konu ilk kez ciddiyetle ele alındı.<span id="more-154"></span></p>
<p>Tarih boyunca her yüzyılın kendine has bir salgına tanıklık ettiğini görüyoruz. Christopher Colombus Amerika&#8217;dan döndükten hemen sonra Fransız ordusu Napoli&#8217;yi işgal edince şehir bir salgına yakalanmıştı. Fransızlar buna Napoliten Hastalığı, İtalyanlar ise Fransız Hastalığı adını vermişlerdi. Aynı yıllarda benzer bir salgın Kuzey Hindistan&#8217;da da görülmüş, bu kez Müslümanlar Hinduları, Hindular da Müslümanları suçlamaya başlamışlardı. Ama çok kişi Frenginin Avrupa&#8217;ya Colombus&#8217;un gemileriyle ulaştığını söylüyordu. Frengiye yakalananlar tarih boyunca lanetlendiler. Ne de olsa cinsel ilişki ile bulaşan bir hastalıktı. Etken olan mikrobun belirlenmesi için 20. Yüzyıl beklenecekti.</p>
<p>18. yüzyılda beliren Tüberküloz, tamamen aşağı sınıfın hastalığı olarak bilindi. 19. yüzyılda Yahudilerin bu hastalığa genetik olarak dirençli olduğu iddia ediliyordu.<br />
Yine o yıllarda ortaya çıkan Gut Hastalığı ise yüksek sınıfın bir rahatsızlığıydı. Kolera ise Asya&#8217;nın Avrupa&#8217;nın başına bela ettiği bir hastalıktı. Tamamen geri kalmış toplumlarda görülüyordu.</p>
<p>20. yüzyıl başlarında beliren Kanser ise sigara ile oluşmaktaydı. Dolayısıyla sigara içenler toplum için birer hastalık kaynağıydı. Hitler Kanserin Ari ırkı zedelemek için özellikle oluşturulmuş bir hastalık olduğunu bile iddia etti.</p>
<p>1980&#8242;lerde ortaya AIDS çıktı. Önceleri bir çeşit homoseksüel hastalığı olarak biliniyordu. Kökeni Afrika&#8217;lılar veya Haiti&#8217;lilerdi. Allah&#8217;ın günahkarlara verdiği bir ceza olmalıydı. Ama hastalık Amerika ve Avrupalıların da başına bela olunca işin rengi değişti. Yine dünyayı kurtarma görevi onlara düştü. Dünya Sağlık Örgütü AIDS için seferber edildi ve Ocak 1999&#8242;da &#8216;Hangi ülkeden gelmiş olursa olsun HIV/AIDS ile yaşayan insan sınır dışı edilemez, aşağılayıcı muamele ya da ayrımcılık uygulanamaz&#8217; diye deklarasyon bile yayınladı. 2002 Raporunda ise her gün 6000 yeni gencin bu hastalığa yakalandığı ve bu yıl toplam 68 milyon yeni hasta beklendiği belirtildi. Halen dünyada 40 milyon kişinin HIV (+) olduğu ve %95inin gelişmekte olan ülkelerden kaynaklandığı tahmin ediliyor.</p>
<p>AIDS hakkında kısa bir bilgi verelim:</p>
<p>AIDS sözcük anlamı olarak edinsel (sonradan kazanılmış-doğumsal olmayan) bağışıklık yetmezliği sendromu demek oluyor. Bu hastalıkta vücudun bağışıklık sistemi tamamen çöküyor. Bağışıklık sistemi vücudu başta enfeksiyonlar olmak üzere çeşitli hastalıklara karşı koruyan bir yapı olduğu için, kişide yaşamı tehdit eden hastalıklar ortaya çıkmaya başlıyor. Hastalık etkeni HIV virüsü. Enfeksiyon oluştuktan sonra kan tetkiklerinde bu virüse karşı gelişmiş antikorlar aranıyor. Maalesef hastalığa yakalanmış bir kişi hiç bir belirti olmasa da diğer kişilere bulaştırabiliyor.<br />
Belirtiler olarak aşırı kilo kaybı, ciddi akciğer enfeksiyonları, değişik tip kanserler, sinir sistemi hastalıkları sayılabilir. Bu belirtiler bazı kişilerde iki yıl içinde ortaya çıkabilir, bu süre 10 yıla kadar uzayabilir.<br />
HIV (+) kişi demek bu virüsün bir şekilde bulaşmış olduğu kişi anlamına geliyor. Ancak bu kişinin gerçek AIDS tanısını alması kandaki CD4+ T hücre sayısının (virüsün tutunduğu ve yok ettiği bağışıklık hücreleri) mm3 de 200&#8242;ün altına düşmesiyle onaylanıyor. Yine kandaki HIV virüsü miktarı da arttıkça kişinin AIDS&#8217;e doğru ilerlemesi çabuklaşıyor.<br />
Tedavide amaç kişinin kanındaki virüs miktarını azaltmak. Bir çok hastada 12-16 haftada kandaki seviye önemsiz oranlara kadar indirilebiliyor. Ancak tedavinin gidişi kişilere göre çok farklılık gösteriyor.</p>
<p>Amerika&#8217;da son on yılda AIDS&#8217;e bağlı ölümlerde bir azalma izlenirken hasta sayısında belirgin bir artış olmuş. Halen 20-30 yaşları arasında 100.000 civarında hasta izleniyor.<br />
Tedavi konusunda çalışmalar devam ediyor. Son uygulama olan üçlü tedaviden başarılı sonuçlar alınmış. ARV adı verilen bu yöntemde uygulama yine de çok zor ve pahalı. Hastalar günde 15-20 tablet yutmak zorunda kalıyor. Aşı çalışmaları şimdilik başarılı sonuçlar vermese de devam ediyor.<br />
Güvenli cinsellik, partner sayısının sınırlı tutulması, kan nakillerinde dikkat ve ortak yaşanılan ortamlarda vücut sıvıları veya kanla temasa etmemeye azami özen gösterilmesi başlıca korunma faktörleri.</p>
<p>Ülkemize gelince..</p>
<p>224 Sayılı Hıfzısıhha Kanununa göre AIDS bildirimi zorunlu bir hastalık ama gizlilik içinde sır saklama ilkesi ihmal edilmeden, isimsiz bildirim yapılması gerekiyor.</p>
<p>Türk Ceza Kanunu açısından AIDS bulaşıcı hastalıklar arasında değerlendirilmediği için hastalara resmi işlem yapılması yükümlülüğü yok.</p>
<p>Sağlık Bakanlığının istatistiklerinde ülkemizde toplam 1429 kayıtlı hasta belirlenmiş. 981 erkek, 448 kadın hasta. Türkiye&#8217;de hastalık 1985 yılından beri gözleniyor. Metropol iller ile turistik illerde daha fazla hasta görülmekle birlikte, hasta saptanan il sayısı da 67 lere ulaşmış. Hastaların %20si yabancı uyruklu. Ancak inanılan o ki gizlenen olgular dahil edilebilse rakamlar çok fazla büyüyecek.</p>
<p>Bu konuda tek olumlu gelişme ameliyat için hastaneye yatan her hastaya HIV testi de yapılması. Eğer sonuç (+) çıkarsa, kan hakem hastane olan Refik Saydam Enstitüsüne gönderiliyor. Orada da sonuç onaylanırsa sonrası karışık.</p>
<p>Yine de ülkemiz gerçekten Batı ülkelerine oranla bu konuda emniyetli sayılabilir. Yine de korku yüzünden gizlenen olguların olduğunu ve şimdilik göreceli olarak az da olsa hasta sayısının giderek arttığı unutulmamalı. Ezcümle aman tedbiri elden bırakmayınız</p>
<p>Sağlıklı haftalar&#8230;</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/154/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/154/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/154/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/154/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/154/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/154/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/154/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/154/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/154/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/154/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/154/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/154/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/154/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/154/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=belirligunlerhaftalar.wordpress.com&amp;blog=4939974&amp;post=154&amp;subd=belirligunlerhaftalar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/2008/09/23/dunya-aids-gunu-1-aralik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/5e8fc9174e644ce63d5e35e54ee746ed?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">xpass</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Dünya Çocuk Kitapları Haftası ( Kasım ayının 2. Pazartesi başlayan hafta )</title>
		<link>http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/2008/09/23/dunya-cocuk-kitaplari-haftasi-kasim-ayinin-2-pazartesi-baslayan-hafta/</link>
		<comments>http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/2008/09/23/dunya-cocuk-kitaplari-haftasi-kasim-ayinin-2-pazartesi-baslayan-hafta/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Sep 2008 23:35:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>xpass</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya Çocuk Kitapları Haftası]]></category>
		<category><![CDATA[Kitapları Haftası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/?p=152</guid>
		<description><![CDATA[Kitap bize bilmediklerimizi öğretir. Görmediğimiz yerleri tanıtır. Kitap okunduğu zaman göze, dinlendiği zaman kulağa seslenir. Kitaplar zamanımızı değerlendiren birer sevgili arkadaştır. Kitaplarla arkadaşlık küçük yaşta başlarsa bu güzel alışkanlık büyüyünce de sürer gider. Kitaplar doğruyu, güzeli, iyiyi, yararlıyı bulmamıza yardım eder. Kitaplar yaşamı sevdirir. Dünyayı güzelleştirir. İçimizi aydınlatır. Yazarlar, kitaplar aracılığıyla binlerce, yüz binlerce insana [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=belirligunlerhaftalar.wordpress.com&amp;blog=4939974&amp;post=152&amp;subd=belirligunlerhaftalar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kitap bize bilmediklerimizi öğretir. Görmediğimiz yerleri tanıtır. Kitap okunduğu zaman göze, dinlendiği zaman kulağa seslenir. Kitaplar zamanımızı değerlendiren birer sevgili arkadaştır. Kitaplarla arkadaşlık küçük yaşta başlarsa bu güzel alışkanlık büyüyünce de sürer gider. Kitaplar doğruyu, güzeli, iyiyi, yararlıyı bulmamıza yardım eder. Kitaplar yaşamı sevdirir. Dünyayı güzelleştirir. İçimizi aydınlatır. Yazarlar, kitaplar aracılığıyla binlerce, yüz binlerce insana seslenirler. Yazarın düşünceleri kitaplar aracılığıyla ülkeden ülkeye yayılır. Bilgiler en uzak yerlere ulaşır. Yazarla okuyucu arasında bir bağ kurulur, bir yakınlık sağlanır.<span id="more-152"></span><br />
Kitapların satıldığı yere kitapevi, konulduğu yere kitaplık denir. Herkesin yararlanması, okuması, başvurması için kurulan ve içinde kitaplar bulunan yere kütüphane denir.<br />
Amerikan İzcileri Kitaplık Yöneticileri ilk kez 1917 yılında bir kitap haftası düzenlemeyi önerdiler. Aydınlar, yazarlar, yayıncılar önerinin benimsenmesi için çalıştılar. Bu çalışmalar sonucu Kasım ayının ikinci haftası dünyanın bir çok uygar ülkesinde Kitap Haftası olarak kabul edildi. Bu hafta daha sonra bizde de Çocuk Kitapları Haftası olarak kutlanmaya başladı.<br />
Kitap Haftası içinde, kitap sergileri düzenlenir. Kitap siparişleri mektuplarının nasıl yazıldığı öğretilir. Arkadaşlar birbirlerine kitap armağan ederler. Kitapsever öğrenciler hafta içinde kitaplıklarına çeki düzen verirler.<br />
Kitap sevgisini bir yazarımız şöyle anlatıyor. &#8220;Dünyada hiç bir dost, insana kitaptan daha yakın değildir. Sıkıntımızı unutmak, donuk hayatımıza biraz renk, ışık vermek, daracık dünyamızda bulamadığımız şeyleri yaşamak için tek çaremiz kitaplara sarılmaktır. Düşünüyorum da, şu dünyada kitaplar yok oluverse, yaşamak ne denli güçleşir, çekilmez bir ağırlık olur. Dünyamızı nasıl insansız düşünmezsek, insanı da kitapsız düşünemeyiz. Beyinde, düşüncenin kıvılcımının parladığı ilk andan beri, insan düşündüğü ve duyduğunu türlü şekillerle, eline ne geçirdiyse ona yazmaktan, çizmekten kendini alamamıştır. Okuyan kişi için kitaplığın yanı başından daha rahat bir yer olabileceğini sanmıyorum. Ben kendi hesabıma, kitaplarım arasında duyduğum rahatlığı hiç bir yerde duyamamışımdır.<br />
Odamdan dışarı çıktığım zamanlar, yanıma küçük bir kitap almayı hiç unutmam. Ne olacağı bilinmez ki. Kalabalık içinde insanın içine ansızın bir yalnızlık çökebilir.&#8221; </p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/152/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/152/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/152/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/152/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/152/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/152/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/152/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/152/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/152/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/152/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/152/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/152/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/152/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/152/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=belirligunlerhaftalar.wordpress.com&amp;blog=4939974&amp;post=152&amp;subd=belirligunlerhaftalar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/2008/09/23/dunya-cocuk-kitaplari-haftasi-kasim-ayinin-2-pazartesi-baslayan-hafta/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/5e8fc9174e644ce63d5e35e54ee746ed?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">xpass</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Lösemili Çocuklar Haftası ( 2-8 Kasım )</title>
		<link>http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/2008/09/23/losemili-cocuklar-haftasi-2-8-kasim/</link>
		<comments>http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/2008/09/23/losemili-cocuklar-haftasi-2-8-kasim/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Sep 2008 23:34:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>xpass</dc:creator>
				<category><![CDATA[Lösemili Çocuklar Haftası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/?p=150</guid>
		<description><![CDATA[ÇOCUKLUK ÇAĞINDA LÖSEMİLER: Çocukluk çağındaki kanser vakalarının %35&#8242;ini lösemiler oluşturur ve birinci sıradadır. Lösemiler hücre cinsine göre; ALL (Akut Lenfoblastik Lösemi) ve AML (Akut Myeloblastik Lösemi) olmak üzere 2 ana gruba ayrılır. Kendi içlerinde de alt sınıflar tanımlanabilir.Türkiye&#8217;de her yıl 16 yaşın altında 1200-1500 yeni lösemili çocuk vakası bildirilmektedir. Lösemi nedenleri henüz tam olarak aydınlatılmamıştır. [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=belirligunlerhaftalar.wordpress.com&amp;blog=4939974&amp;post=150&amp;subd=belirligunlerhaftalar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ÇOCUKLUK ÇAĞINDA LÖSEMİLER:<br />
Çocukluk çağındaki kanser vakalarının %35&#8242;ini lösemiler oluşturur ve birinci sıradadır. Lösemiler hücre cinsine göre; ALL (Akut Lenfoblastik Lösemi) ve AML (Akut Myeloblastik Lösemi) olmak üzere 2 ana gruba ayrılır. Kendi içlerinde de alt sınıflar tanımlanabilir.Türkiye&#8217;de her yıl 16 yaşın altında 1200-1500 yeni lösemili çocuk vakası bildirilmektedir.</p>
<p>Lösemi nedenleri henüz tam olarak aydınlatılmamıştır. Sitogenetik ve moleküler tekniklerdeki yeni gelişmelerle; genetik yatkınlıklar, radyasyon, benzen ve türevleri (bali, vs.), böcek ilaçları gibi kimyasal maddeler, bazı kalıtsal hastalıklar ve bazı viral hastalıkların hep birlikte lösemiye neden oldukları çalışmalarla gösterilmiştir. Lösemi her yaşta görülmektedir. En sık çocukluk çağında 2-5 yaşlarında artmaktadır. 1 yaşın altında, 10 yaşın üstündeki yeni vakalarda tedaviye cevap azalmaktadır.<br />
<span id="more-150"></span></p>
<p>Herhangi bir etkiyle damarlarımızda dolaşan kanın esas yapım yeri olan kemik iliğimizdeki ana hücrelerde oluşan şifre değişikliği ile blast adını verdiğimiz olgun olmayan kan hücrelerinde artış meydana gelmektedir. Bu hücreler hızla yayılarak kemik iliğini, lenf bezlerini, dalağı, karaciğeri, bey,n ve merkezi sinir sistemini tutmaktadır.</p>
<p>BELİRTİLERİ:</p>
<p>Çocuklarda lösemi hastalığının belirtileri:<br />
İştahsızlık<br />
Kansızlık<br />
Zayıflama<br />
Bacaklarda kemik ağrıları<br />
Cilt altında kanamaları (kırmızı noktalar veya morarmalar)<br />
Burun ve dişeti kanamaları<br />
Ateş</p>
<p>ilk gözlenen bulgulardır.Ayrıca yayıldığı organlara ait belirtiler, örneğin başağrısı, kusma, karın ağrısı, görme bozuklukları önem taşıyabilir. Bu yakınmalarla müracaat ettikleri çocuk hematoloji (kan hastalıkları) uzmanlarınca yapılan muayenede çoğunlukla karaciğer ve dalak büyümesi, lenf bezlerinde genişleme, kanama bulguları tespit edilebilir.</p>
<p>Yapılan kan, kemik iliği, hücre tipini belirleme ve genetik tetkikler sonucu kesin tanı konulabilir.</p>
<p>Tanıdaki ayrıntılı testler genellikle lösemi tiplerini, tedavi prensiplerini belirlemede yardımcı olacaktır.</p>
<p>TEDAVİSİ</p>
<p>Tedavi öncelikle genel durumun düzeltilmesi yöntemleri ile başlar. Bu safhada kan veya kanın içindeki özel hücrelerini donörlerden (gönüllü kan verici kişi) alınarak lösemili hastaya verilmesi, enfeksiyon mevcutsa gerekli mücadelelerin yapılması, böbreklerin, karaciğer ve kalbin kemoterapi ilaçlarının yan etkilerinden korunma önlemlerinin alınması çok önemlidir.</p>
<p>Ayrıca hastaların ve ailelerin hastalık hakkında bilgilendirilmesi, löseminin umutsuz değil, tersine iyi bir tedavi ve moral desteği ile lösemide %85&#8242;lere varan oranda iyileşmenin sağlandığının açıklanması tedavinin ikinci basamağıdır.</p>
<p>TEDAVİ ESASLARI ve İLK TEDAVİ:</p>
<p>Çok yüksek doz, birbirinden farklı en az 6 çeşit ilacın 4-6 hafta içerisinde damardan ve ağızdan verilmesidir. Burada amaç, blast adı verilen kötü huylu ana hücrelerin yok edilmesidir.</p>
<p>Ancak bu kemoterapi ilaçları, maalesef yalnızca kötü hücreleri etkilememekte, vücudumuzun iyi, faydalı hücrelerini de yok etmektedir. Bu nedenle, çocuklarımızın saçları dökülmekte, ağızlarında, bağırsaklarında yaralar açılmakta, halsizleşmektedirler. Yine, vücudumuzu enfeksiyonlara karşı koruyan savunma hücreleri de ilaçlarla yok edildiğinden immün sistem yıkılmakta, en ufak bir mikrop, hastalık etkeni dahi tüm vücuda yayılıp ağır ateşli enfeksiyonlara neden olmaktadır.</p>
<p>Bu nedenle lösemili çocuklarımız etraflarındaki insanlardan, havadan, sudan mikrop almamak ve korunmak için maske takmaktadırlar.</p>
<p>losev.org.tr</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/150/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/150/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/150/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/150/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/150/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/150/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/150/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/150/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/150/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/150/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/150/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/150/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/150/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/150/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=belirligunlerhaftalar.wordpress.com&amp;blog=4939974&amp;post=150&amp;subd=belirligunlerhaftalar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/2008/09/23/losemili-cocuklar-haftasi-2-8-kasim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/5e8fc9174e644ce63d5e35e54ee746ed?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">xpass</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Öğretmenler Günü ( 24 Kasım )</title>
		<link>http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/2008/09/23/ogretmenler-gunu-24-kasim/</link>
		<comments>http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/2008/09/23/ogretmenler-gunu-24-kasim/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Sep 2008 23:34:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>xpass</dc:creator>
				<category><![CDATA[Öğretmenler Günü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/?p=148</guid>
		<description><![CDATA[Öğretmen; öğretme işini görev edinen kişiye denir. Öğretmenlik bir meslektir. Kişinin öğretmen olabilmesi için öğretmen yetiştiren bir okulu bitirmesi gerekir. İlkokullarda öğretmen Sınıf Öğretmenidir. Sınıfın bütün derslerini aynı öğretmen okutur. Ortaokul ve Liselerde ders öğretmenliği vardır. Meslek okullarında dersler özel şekilde yetiştirilmiş meslek öğretmenleri tarafından işlenir. Eskiden öğretmene &#8220;Muallim&#8221;, öğretmen yetiştiren okula da &#8220;Muallim Mektebi&#8221; [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=belirligunlerhaftalar.wordpress.com&amp;blog=4939974&amp;post=148&amp;subd=belirligunlerhaftalar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Öğretmen; öğretme işini görev edinen kişiye denir. Öğretmenlik bir meslektir. Kişinin öğretmen olabilmesi için öğretmen yetiştiren bir okulu bitirmesi gerekir. İlkokullarda öğretmen Sınıf Öğretmenidir. Sınıfın bütün derslerini aynı öğretmen okutur. Ortaokul ve Liselerde ders öğretmenliği vardır. Meslek okullarında dersler özel şekilde yetiştirilmiş meslek öğretmenleri tarafından işlenir.<br />
Eskiden öğretmene &#8220;Muallim&#8221;, öğretmen yetiştiren okula da &#8220;Muallim Mektebi&#8221; denirdi. Ülkemizde öğretmen okulu ilk kez 16 Mart 1848&#8242;de açıldı.<span id="more-148"></span><br />
Osmanlı İmparatorluğu döneminde eğitime ve öğretime önem verilmiyordu. Az sayıda okul vardı cumhuriyetin ilanıyla birlikte yurdumuzun her yanına yeni yeni okullar açıldı. Okul çağında olanlar bu okullarda okumaya başladı.<br />
Atatürk, eğitimin, öğretimin yayılmasından, yaygınlaşmasından yanaydı. 1928 yılında Arap harflerinin kaldırılıp yerine bugün kullanmakta olduğumuz Türk harflerinin kabulü tüm yurtta sevinç yarattı. Halkın yeni harfleri kısa sürede öğrenip daha çok yurttaşın okur &#8211; yazar olmasını sağlamak amacıyla yoğun bir çalışma başladı. Okuma &#8211; yazmayı yaygınlaştırmak için okul çağı dışındaki yurttaşlara okuma &#8211; yazma öğreten okullar açıldı. Bunlara Millet Mektepleri adı verildi.<br />
Atatürk, Ulus Okulları dediğimiz Millet Mektepleri&#8217;nde yazı tahtasının başına geçerek dersler verdi. Bakanlar kurulu 11.11.1928 günü yaptığı toplantıda Ata&#8217;ya Ulus Okullar Başöğretmenliği sanını verdi. 24 Kasım Atatürk&#8217;ün Millet Mektepleri Başöğretmenliğini kabul ettiği gündür.<br />
Öğrencileri, öğretmenleri, okulu çok seven Atatürk yurt gezilerinde okullara uğrardı. Sınıflara girer, sıralara oturur, ders dinlerdi. Öğrencilere sorular sorardı. Öğretmenlerle konuşur, her yerde öğretmenliğin üstün bir meslek olduğunu anlatırdı.<br />
Atatürk, öğretmenlerin Ulusal Kurtuluş Savaşı&#8217;nda nasıl canla başla çalıştıklarını yakından izlemiştir. Yurdumuzun düşman tarafından paylaşıldığı sırada öğretmenler Öğüt Kurulları oluşturarak halka ulusal bağımsızlık, Ulusal Kurtuluş Savaşı düşüncelerini yayıyordu. Öğüt Kurulları dışında öğretmenler 14 eğitim kuruluşu ile birlikte Milli Kongre Cephesini kurdular. Milli Kongre Cephesi, düşmanların İzmir&#8217;i işgal ettikleri günlerde Sultanahmet Mitingini hazırladı. Bu mitingin konuşmacılarından çoğu öğretmenlerdi.<br />
Başöğretmen Atatürk, öğretmenlerin Ulusal Kurtuluş Savaşı&#8217;nda gösterdikleri etkinliği hep övmüştür. Atatürk yeni Türkiye&#8217;nin yaratılmasında öğretmenlere büyük görevler düştüğü inancındaydı. Çağdaş bir ulus olmamız için eğitimin yaygınlaşması gereğine inanıyordu. Bu nedenle Atatürk &#8220;Ulusları kurtaracak olan yalnız ve ancak öğretmenlerdir.&#8221; Sözleriyle öğretmene verdiği önemi ve duyduğu saygıyı en güzel biçimde belirtmiştir.<br />
Atatürk&#8217;ün 100. Doğum yıldönümü olan 1981 yılında, 24 Kasımın her yıl Öğretmenler Günü olarak kutlanması kararlaştırıldı.<br />
Öğretmenler Günü&#8217;nde öğretmenin toplum içindeki yeri, değeri belirtilir. Öğretmen sorunları dile getirilir. Öğretmenler Günü&#8217;nde; eğitime, öğretime hizmet etmiş, saygınlık kazanmış öğretmenler anılır. Gençlerin yetişmesindeki katkıları anlatılır. Mesleğe yeni giren öğretmenler 24 Kasımda Öğretmen Andı içerek göreve başlarlar.<br />
Öğretmen; yapıcı ve yaratıcıdır. İnsan haklarına saygılıdır. Öğretmen özverili, çevreye güven ve inanç veren, içi insan sevgisiyle dolu bir kişidir. Atatürk; &#8220;Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.&#8221; demekle öğretmene yüklediği sorumluluğu ve değeri anlatmıştır.<br />
Öğretmenler sevgi dağıtır. İçimizi aydınlatır. Bizi doğruya yöneltir. Bilgili kişiler olmamız için çaba gösterir. Dünyayı tanıtır. Öğretmen her alanda yeniliği, yenileşmeyi savunur. Gerçekleri anlatır. Beceri ve yeteneklerimizin gelişmesine yardımcı olur. Kısaca analar doğurur, öğretmenler yetiştirir.</p>
<p>Bir milletin milli, ahlâki ve kültürel yönden güçlü ve medeniyet bakımından kalkınmış olması öğretmenlerinin üstün çalışmalarına bağlıdır. Milli birlik ve beraberliğimizin teminatı öğretmenlerdir.<br />
Bizleri ham bir madde olarak ele alan öğretmenler, üzerimizde titiz,dikkatli ve sabırlı çalışmalar yaparak bizi şekillendirirler. Duygularımıza, ruhumuza, fikirlerimize ve hayata bakışımıza en güzel desenleri verirler.<br />
Bize doğruyu, güzeli, iyiyi, mertliği, milli duyguları ve Atatürk ilkelerine bağlılığı öğreten öğretmenlerimizdir. Biz onların eseriyiz. Sıhhatini, nefesini, enerjisini, gençlik yıllarının hepsini bizim için harcar.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/148/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/148/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/148/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/148/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/148/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/148/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/148/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/148/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/148/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/148/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/148/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/148/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/148/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/belirligunlerhaftalar.wordpress.com/148/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=belirligunlerhaftalar.wordpress.com&amp;blog=4939974&amp;post=148&amp;subd=belirligunlerhaftalar&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://belirligunlerhaftalar.wordpress.com/2008/09/23/ogretmenler-gunu-24-kasim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/5e8fc9174e644ce63d5e35e54ee746ed?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">xpass</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
